Unfortunately your browser cannot view our site.

Malesef tarayıcınız sitemizi görüntüleyememektedir.

Please update it to a newer version.

Lütfen tarayıcınızı güncelleyiniz.

Sign of the City Awards 2015, En İyi Konut Ödülü Tomtom Gardens'a...

Türk gayrimenkul sektörüne ve geleceğe değer katan markaların katıldığı, sektörü uluslararası normlara taşımak ve en iyiye teşvik etmek amacıyla düzenlenen Sign of the City Awards 2015, En İyi Konut Projeleri kategorisi, En İyi Konut Ödülü Tomtom Gardens’a verildi.

4 Kasım 2015 tarihinde gerçekleşen Ödül Töreni'nde Tomtom Gardens, sektörün uzmanları ve önde gelen isimlerinden oluşan jüri tarafından "En İyi Konut, Devam Eden Proje" ödülüne layık görüldü.

0

Pera'nın asaleti, gerçek dokusuyla
yeniden yaşanıyor...

FARE TEKERLİĞİNİ VE KLAVYE TUŞLARINI KULLANARAK SİTEYİ GEZEBİLİRSİNİZ.

MEVKİ

Tarihten günümüze kadar ulaşmayı başarmış
mimari eserlerle çevrili olan Tomtom Mahallesi ve çevresinde keyifli bir gezintiye hazır mısınız?

BAŞLA
Tarihin merkezinde gizli bir vaha:

TOMTOM KAPTAN

SANTA MARIA DRAPERIS KİLİSESİ

İstiklal Caddesi’nde gizli bir hazine. Rus Konsolosluğu’nun hemen yanındaki demir parmaklıklı kapıdan içeri baktığınızda, aşağıya inen dimdik merdivenler göreceksiniz. Bu merdivenler sizi Santa Maria Draperis Kilisesi’ne ulaştırıyor. 1872 yangınından sonra son haline kavuşan kilisenin en değerli parçası ise kapısının üzerindeki İsa ve Meryem mozaiği.

HOLLANDA KONSOLOSLUĞU

İstiklal Caddesi’nde konsolosluk binası önünden geçerken giriş kapısının hemen üzerindeki iki aslanın sımsıkı tuttuğu “Je Maintiendrai” yazan armaya hiç dikkat ettiniz mi? Hollanda Kraliyet Ailesi’nin sembolü olan bu ilginç armanın üzerinde “Var Olacağım” yazıyor. 1800’lerin ortalarında İtalyan mimar Giovanni Battista Barborini tarafından inşa edilen bu elçilik binası, 1920’lerden bu yana konsolosluk olarak kullanılıyor. Bina aynı zamanda İstanbul’un en eski Protestan kilisesi olan Dutch Chapel’i de sınırları içinde bulunduruyor.

VENEDİK SARAYI

16. yüzyılın başlarında, ticaret ve diplomaside söz sahibi olan Venedikliler tarafından “bailo” adı verilen bir çeşit elçilik olarak inşa edilen saray, iktidar ve gücün sürekli değişmesi sonucu önce Fransa daha sonra ise Avusturya’nın eline geçmiş, 1919 yılında da gerçek sahiplerine yani İtalyanlara geri dönmüş. Daha önce de bahsi geçen iki büyük yangından hiç etkilenmeden günümüze kadar ulaşan binanın en ünlü konuklarından biri de çapkınlık kavramına adını verecek kadar ünlü olan diplomat ve casus Casanova olmuş. Günümüzde ise konsolosluk konutu olarak kullanılmaya devam ediliyor.

FRANSIZ SARAYI

Adının hakkını veren zerafetiyle yüzyıllardır ışıldayan Fransız Sarayı, bugün Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü’ne ev sahipliği yaparken aynı zamanda konsolosluk rezidansı olarak da kullanılıyor. 1582’de Kanuni Sultan Süleyman’ın Fransızlara armağan ettiği araziye inşa edilen yapı, Osmanlı topraklarındaki ilk elçilik binası olarak büyük şöhret kazanmıştı. 1831 yangınında tamamen yok olan saray, 1839’da dönemin en önemli mimarlarından Pierre Leonard Laurecisque tarafından yeniden inşa edildi. Oldukça iyi korunmuş olarak günümüze kadar ulaşan yapı, özellikle kral/sultan portreleri ve Aubusson halılarından oluşan koleksiyonu ile göz kamaştırıyor.

KAPÜTİLASYON MAHKEMESİ

Osmanlı İmparatorluğu 18. yüzyılda tarihinin en zorlu günlerini yaşıyordu. Avrupalı ülkelerin “kapütilasyon” ile elde ettikleri güç artık sadece ticaret ve siyaset ile sınırlı değildi. İstanbul’da kendi mahkemesini kurmaya karar veren Fransızların inşa ettiği Kapütilasyon Mahkemesi binasının ön cephesinde yer alan “loi(kanun)” “justice(adalet)” ve “force(güç)” kelimeleri bugün hala yerlerinde duruyor.

ÖZEL İTALYAN LİSESİ

1800’lerde Beyoğlu’nda yaşayan varlıklı İtalyan aileler, çocukları için özel öğretmenler tutuyor, yoksul ailelerin çocukları ise çeşitli kiliselerde rahiplerden eğitim alıyordu. Bu açığı gidermek için yapılan 16 okuldan belki de en gösterişlisi 1861 tarihli akşam okulu oldu. Bu okuldan mezun olan ünlü Türk öğrencilerden biri de efsanevi soprano
Leyla Gencer’dir.

TOMTOM SUITES

Tomtom’un en gösterişli binalarından biri olan Tomtom Suites oldukça başarılı bir restorasyon çalışmasıyla yeniden hayata döndürüldü. Dünyanın Küçük Lüks Otelleri üyesi olan Tomtom Suites binasının orjinal adı ise Soeurs Gardes Malades yani Hastabakıcı Rahibeler Apartmanı. Fransız Sarayı arşivlerinde kayıtlarına rastlanamayan binanın 1920’lerde Levantenler tarafından kullanıldığı ve daha sonra da satıldığı biliniyor. 1960’larda hastane olması planlanan ancak uzun yıllar depo olarak kullanılan Tomtom Suites’in arka bahçesinde, Bizans dönemine ait olduğu düşünülen bir kilisenin kalıntıları da bulunuyor. Çatı katında yer alan Nicole adlı restoran ise zengin menüsü ile dikkat çekiyor.

FRANSIZ YETİMHANESİ

Tek başına tarihe meydan okuyan bu nefis binayı tüm güzelliği ile görebilmek için Peymane ve Na Pizz’ın Boğazkesen Caddesi üzerindeki yeni yerlerini ziyaret etmeniz gerekiyor. Bir yandan ağız tadınıza göre ocakbaşının veya pizzanın doyumsuz tadını çıkarırken, diğer yandan ağaçların arasına gizlenmiş bahçeyi ve onun içinde bulunan eski Fransız Yetimhanesi’ni seyredip hayallere dalabilirsiniz.

RUS KONSOLOSLUĞU

Hollanda Konsolosluğu binasının yapımına da ön ayak olan Fossatti Kardeşler’in imzasını taşıyan bu görkemli bina inşa edildiğinde, Çırağan ve Dolmabahçe Sarayları hala yapılmamıştı. Bir efsaneye göre Çariçe II. Katerina, binanın yapımı konusunda çok titizlenmiş ve sadece Rus toprakları üzerinde durmasını istediği için gemilere doldurduğu tonlarca toprağı buraya göndermiş.

GLAVANI APARTMANI

Ünlü tarihçi ve yazar Giovanni Scognamillo’nun da yaşamının uzun yıllarını geçirdiği Glavani Apartmanı, yüksek tavanları ve mozaik zeminli daireleri ile tanınıyor. Apartmana adını veren ve dönemin en zengin İtalyan ailelerinden biri olan Glavani’ler, aynı zamanda bugün Büyük Londra Oteli olarak bilinen binanın da ilk sahipleriydi.

TERRA SANCTA ŞAPELİ

Yine gizmeli bir yapı daha. Glavani Apartmanı ile başlayan dar sokağın sonunda bugün artık kullanılmayan İspanyol Elçilik binasını göreceksiniz. Bu binanın en önemli özelliği yine oldukça eski bir kutsal mekana ev sahipliği yapıyor olması. 1871 yangınından sonra son halini alan Terra Sancta(Kutsal Topraklar) Şapeli, bugün artık sadece özel günlerde ibadete açılıyor.

TOMTOM KAPTAN CAMİ

Tomtom Kaptan ve çevresinin geçmişi 1600’lere kadar uzanıyor. İsmi neredeyse mahalle kadar eski olan bu mütevazi caminin adının öyküsü de oldukça ilginç. 1600’lerde camiyi yaptıran Ahmet Kaptan’dan uzun zaman sonra bölgenin yenilenme çalışmaları sırasında adını duyuran dönemin en ünlü imamlarından Tomtom Abdullah ile birlikte bu cami de Tomtom Kaptan Camii olarak isim yapmış. Kırma çatılı ve iki kat pencere sıralı cami, halen bölge halkının ibadet için kullandığı bir buluşma noktası konumunda.

İTALYAN KONSOLOSLUĞU

Uzun yıllar Venedik Sarayı’nda bulunan İtalyan Konsolosluğu, buranın konsolosluk rezidansına dönüştürülmesi üzerine hemen yanındaki yeni binasında yerini aldı. Böylece Tomtom Kaptan Mahallesi’ndeki İtalyan adası biraz daha büyümüş oldu. Yüksek duvarlardan içeriyi görmek pek mümkün olmasa da hemen sokağa bakan vize bölümü gün içinde oldukça fazla misafir ağırlamaya devam ediyor.

SANTA MARIA DRAPERIS KİLİSESİ
HOLLANDA KONSOLOSLUĞU
VENEDİK SARAYI
FRANSIZ SARAYI
KAPÜTİLASYON MAHKEMESİ
ÖZEL İTALYAN LİSESİ
TOMTOM SUITES
FRANSIZ YETİMHANESİ
RUS KONSOLOSLUĞU
GLAVANI APARTMANI
TERRA SANCTA ŞAPELİ
TOMTOM KAPTAN CAMİ
İTALYAN KONSOLOSLUĞU